InCity Sayi 113 Haziran-56

Takvime Yaz Geldi, Peki ya Ruhuma?

Takvime yaz geldi,

Peki ya ruhuma?

Bir çocukluk alışkanlığı mı yoksa gerçekten denize güneşe olan aşktan mı emin değilim ama yaz mevsimini oldum olası çok severim,

Yaz deyince,havanın ne kadar sıcak olduğundan hiç şikayet etmeden, hatta 40lı derecelere içten içe sevinerek, yazı dolu dizgin hissettiren havalara kocaman gülümseyerek, elimde koca kitaplarımla geçirdiğim çocukluk yıllarım aklıma gelir.

Yazlığın verandasında güneş biraz azalsa da denize gitsem diye beklerken bol bol hayal kurduğum, kurduğum hayallerle enerji dolduğum güzel yıllar.

İçimde bir huzurla o yılları düşünürken demek ki o zamanlar otomatik pilot diye bir derdim yokmuş, hızlıca yaşarken ne yaşadığımı unutmuyormuşum diyorum.

Çünkü artık takvimin yaz demesi bende yazın geldiğini göstermiyor, hazırlanacak sunumlar, verilecek eğitimler, yetişilmesi gereken toplantılar, uçaklar, yollar derken yaz gelmişmiş…

Havanın sıcağı, nemi şikayetli sohbetlerin önemli konusu, ülke ekonomisi, turizmin hali “yazın” suçu oluvermiş.

Tüm bunlar yazın da eski yazlar olmamasından kaynaklanıvermiş. Her zaman ki gibi olup bitenin bizim dışımızda bir sorumlusu olacağı için, suçlu “zamane yazları” ilan edilmiş.

Ben bu oynadığım oyunu fark etmiş bulunuyorum. Bu Yaz’a hakkını teslim edip, tüm sorumluluğu üzerime almaya karar verdim.

Bir eylem planım var böylece sadece takvime değil ruhuma da yaz gelecek, işte maddelerim;

1- Havalar ne kadar sıcak olursa olsun yazın varlığına teşekkür edip şikayet etmeyeceğim

2-Bulduğum her fırsatta kendimi suya atıp arındığımı ve ferahladığımı hissedeceğim

3-Rengarenk yaz meyvelerini tabaklara doldurup önce uzun uzun kokularını içime çekip sonra yavaşça tadına vararak yiyeceğim

4-Haftada 1 gün çocuklar ve doğayla iç içe olacağım bir oyun oynayacağım,

5-30 dakikalığına, UV ışınlarından beni özel bir kalkanın koruduğunu hayal edip rahatça güneşleneceğim,

6- Hafif yaz tarifleri deneyip kendim için lezzetler (uyduracağım) üreteceğim,

7-Yüzerken sadece yüzebilmenin, suda olmanın ne büyük bir şans olduğunu ve başka bir dünyada, su dünyasında, misafir olduğumu hatırlayacağım,

8-Biraz bronzlaştıktan sonra hafif makyajlı, beyaz elbiseli ne güzel hissettiğime şaşırıp gülümseyeceğim,

9-Hiç ilgilenmediğim bir konu seçip onunla ilgili genel de olsa bir fikir edineceğim

10-Bulduğum her fırsatta turist olup, her gördüğüme hayranlık duyacağım,

11-Film izlemeye fırsat bulduğumda sadece romantik komedi izleyeceğim,

12- Gittiğim düğünlerin hakkını verip pistlerde kahkahalı danslar edeceğim:))

işte bu benim kendim için hazırladığım yaz reçetesi, paylaşalım mı?

Write a comment