yok-mu-bir-sihirli-degnek

Yok Mu Bir Sihirli Değnek?

Yok mu bir  SİHİRLİ DEĞNEK?

Eğitmen olarak edindiğim deneyimlerim benim için çok kıymetlidir. Bir grup yetişkin, bir odanın içinde 6-8 saat arası karşılıklı öğrenmeye niyetli bir birimize çalışırız.

Aslında sadece katılımcı değil eğitmen de renklerle zenginleşir.

Bugün benim için yine keyifli bir eğitim günüydü, global bir firmanın yönetici ekibiyle çalıştık.

Eğitimde bir katılımcının yorumu aklıma takılı kaldı,

Kişisel Algı Yönetimi konuşurken genç katılımcı beklentisini dile getirdi;

“Benim bu süreçle ilgili beklentim sihirli değnek! Öyle bir şey söyleyin ki onu yapınca her şey oluversin!”

Gerçekten diye düşündüm, yok mu bir sihirli değnek?

Konunun başlığında KİŞİSEL yazan bir konuda sizce SİHİRLİ DEĞNEK ne olabilir?

Benim cevabım;

Sihirli Değnek sizde, kendinizi öyle iyi çalışın, öyle öğrenin, o kadar iyi bilin ki her duruma uyacak bir sihirli değneğiniz olsun.

Ama hiç çalışmayayım değneğim elime konsun diyorsanız gözlerinizi kapatın ve uykuya dalın.

Her derde deva, her kapıyı açan, en tepeye oturtan çözümler peşindeyiz, çok doğal, kim kolayca istediğini elde etmek istemez ki hepimiz isteriz.

İsteriz ama bu isteğimiz ne kadar gerçekçi olur?

Öğrencilerle çalışırken de benzer bir beklentiyle karşılaşıyorum.

Bu sınavı kazandığını ve sınavda sonra nerede olmak istediğini düşünelim, bana kendini görüğün yeri anlatır mısın? Diye soruyorum,

Cevap CEO olarak görüyorum. 

Hadi bakalım, CEO olmak için ne okumuşsun, nerede uzmanlaşmışsın, neler tecrübe etmişsin diyorum,

Cevap: Fark etmez CEO olayım da, onlar iyi kazanıyormuş.

Küçükken bir öğretmenimin sorularımıza “yok öyle armut piş ağzıma düş, araştırıp bulun”  diyen sesi kulağımda çınlıyor.

Ne kadar da ARMUT PİŞ AĞZIMA DÜŞçü olmuşuz.

Çalışmak ve emek harcamak yerine ucunda ne kazandığımıza kafayı takmışız.

Süreç canımızı sıkıyor, sonuca hemen ulaşmak istiyoruz.

Çalışmadan, emek sarf etmeden elde ettiklerimizden ne kadar kolay sıkıldığımızı unutuvermişiz.

Kişisel konularda bile biri gelsin de beni bana anlatsın diye beklemeye başladık. Zaman zaman danışanlarımda yaptığım sohbetler de duyduğum

“beni sorularla yormayın, siz neye ihtiyacım olduğunu görüyorsunuz, siz söyleyin geçelim” cümlesi var. 

Neden mi böyleyiz?

Çünkü enerjimiz kalmadı.

Bizi gerçek anlamda ilgilendirmeyen, kontrol edemediğimiz konularla ilgili öyle çok düşünüyor ve konuşuyoruz ki gerçekten etki alanımız içinde kalan konulara enerjimiz kalmıyor.

Seçimimiz ve kararımız ile değiştirebileceğimiz konular üzerinde durup sorumluluk almaktansa, sonucu değiştiremeyeceğiömiz konular etrafında vakit kaybediyoruz.

Sihirli Değneğimizi yapmanın düşündüğümüz kadar zor olmadığına inanıyorum.

Tek yapmamız gereken kendimize odaklanmak, kendimizi çalışmak, kendimizi öğrenmek.

Hangi kası çalıştırırsak o kas gelişir.

“BEN “ kasına çalışıp onu geliştirelim ve emekle anlamlanan hayatımızın keyfine bakalım.

Write a comment